Rotamız Mutluluk
 /  Gezinti Bağlantılarını Atla
Ana Sayfa /
Otizm /
Otizmin Beslenme Tedavisinde Diyet Çeşitleri

Otizm, tekrarlayıcı ve sınırlayıcı davranışlarla birlikte, sosyal etkileşim ve iletişimdeki bozulmaları içeren, yaşam boyu süren nörogelişimsel bir bozukluktur. Bazı bilimsel araştırmalarda otizmin genetik bozukluk olduğu düşünülmektedir. Ancak immünolojik, metabolik ve çevresel etmenlerin de etkili olduğu belirtilmektedir. Nörogelişimsel bozukluk olan otizmin çeşitli beslenme yaklaşımları ile ne derecede önlenebileceğini belirlemek için çok sayıda çalışma yapılmıştır. Otizmli çocuklarda beslenme ile ilgili problemlerin yüksek oranda olmasının nedenleri; sosyal uyum içindeki eksiklikler, besin seçiciliği, duyusal bozukluklar, yeni bir besin denemeden korkma, pika, gastrointestinal sorunlar olarak gösterilebilir. Yapılan bir araştırmada, otizmli çocukların alışık olmadıkları besinleri tatmaktan çekindikleri ya da anne - babalarının alışık olmadıkları besini deneme zorlamalarından kaçmak için dikkat dağıtmak amaçlı içecek tükettirdikleri belirtilmiştir.

Otizmin tedavisi, çok sayıda eşlik eden hastalık ile birlikte belirtilerin farklılığından ötürü karmaşıktır. En sık görülenler hastalıklar; yeme bozuklukları, epilepsi, obezite, gastrointestinal bozukluklar olarak belirtilmiştir.

Otizmli bireylerde uygulanan bazı diyetler;

Glutensiz-Kazeinsiz Diyet

Glüten tahıllarda, kazein ise sütte bulunan proteinlerdir. Glüten; buğday, çavdar, yulaf ve arpada ve bu tahıllardan yapılan bulgur ve irmik gibi tahıl ürünlerinde bulunur. Kazein ise tüm süt ve süt ürünlerinde bulunur. Otizmli çocukların bağırsaklarının aşırı geçirgen olduğu; bu nedenle glüten ve kazein proteinlerinin sindirilemediği; bunun da beyinde sinirsel uyarım etkisi yaptığı varsayılmaktadır. Bilimsel olarak doğrulanmamış olsa da, glüten-kazein diyeti otizmli çocuklara yaygın olarak uygulanmaktadır. Bu diyette buğday unu yerine pirinç unu, mısır unu gibi ürünler; süte alternatif olarak ise soya sütü gibi ürünler tercih edilmektedir.
Bu diyeti uygulayan çocuklarda hiperaktivitede azalma, algı ve göz kontağında artış, sindirim sistemi ve bağışıklık sistemi sorunlarında azalma görülmektedir. Glüten-kazein diyeti protein, vitamin ve mineral eksikliklerine yol açtığı unutulmamalıdır. Özellikle büyüme çağındaki çocuklarda, çok önemli besin kaynakları olan tahılların ve sütün ne denli önemli olduğu yadsınamaz. Dolayısıyla, öncelikle çocukta glüten-kazein toleranssızlığı ya da alerjisi olup olmadığı araştırılmalıdır.

Ketojenik Diyet

Bu diyette; tüm hayvan etleri, yüksek yağlı süt ürünleri, yumurta, yeşil sebzeler, yağlı tohumlar, tatlandırıcılar ve zeytinyağı, çörek otu yağı gibi yağlar yenebilir. Epilepsi, otizmli çocukların yaklaşık %12’sini ve otizmli adölesanların %26’sını etkilemektedir. Epilepsi, yaşlılık, düşük bilişsel yetenek, zayıf dil işlevi, gelişimsel gerileme öyküsü ve şiddetli otizm semptomları ile ilişkilidir. Epilepsi görülen otizmli çocuklarda ketojenik diyet otizm belirtilerinin iyileştirilmesinde tedavi edici bir strateji olarak düşünülmektedir.

Özel Karbonhidrat Diyeti

Bu diyette hem basit hem de kompleks karbonhidratların emilimi göz önünde bulundurulmakta, buna bağlı olarak diyetteki kompleks karbonhidratlar kısıtlanırken basit karbonhidratlar tamamen çıkarılmaktadır. Diyet nişastaları yasaklamakta ve esas olarak et, tavuk, balık, yumurta, sebze, taze meyve, fındık ve yağlı tohumlardan oluşmaktadır. Sınırlı miktarda besin alımıyla başlamakta ve bağırsak yolları iyileştikçe kademeli olarak alınan besin miktarı arttırılmaktadır.

Feingold diyeti

Doğal salisilat içeren meyve ve sebzelerin, yapay boya, tatlandırıcı içeren besin ve içeceklerin diyetten çıkarılması esasına dayanan bir çeşit diyettir. Dört-altı hafta sonra hastalık tedaviye yanıt verirse meyve ve sebzeler tolere edilebildiği düzeyde diyete yavaş yavaş eklenir. Diyette sentetik ve doğal salisilatlar içeren çok sayıda gıda dışı üründen de kaçınılmalıdır. Aspirin ve aspirin içeren ürünler, aromatik nane diş macun, gargara gibi.

Candida Vücut Ekoloji Diyeti

Candida albicans, bir mantar olup, özellikle bağışıklığı baskılanmış bireylerde enfeksiyonlara neden olabilmektedir. Candida albicans’ın aşırı artışı, otizmli çocuklarda görülen konsantrasyon bozukluğu, saldırganlık ve hiperaktif davranışlar gibi sorunlar ile bağdaşmıştır. Bu diyet şeker, glüten, alkol, bazı süt ürünleri ve zararlı katkı maddelerinin kullanımını yasaklarken, düşük şeker içeren meyveler, nişastalı olmayan sebzeler ve glutensiz yiyeceklerin tüketimine teşvik ediyor.

Eliminasyon Alerji Diyetleri 

Bu diyette sindirilmeyen karbonhidrat veya aminoasitler bağırsakta yararlı bakterilerin bu ögelere reaksiyon göstermesine yol açmaktadır. Alerjik besinlerin diyetten çıkarılması, gastrointestinal sistemde, davranış ve dikkatin iyileştirilmesi de dahil olmak üzere, bazı çocuklarda iyileşmelere neden olabilmektedir. Bu diyet belirli gıda gruplarının belirli bir süreliğine beslenme düzeninden çıkarılması, daha sonra çıkarılan gıdaların yavaş yavaş ve teker teker beslenme düzenine geri eklenmesi ve olası reaksiyonların izlenmesini içeren bir diyettir.

Uygulanan diyetlerde her zaman bireysel ayrıcalıklar söz konusudur. Bu yüzden kişinin hastalık tablosunun dikkatlice izlenip, uzmanlar tarafından tamamen o bireye uygun bir yol haritası çizilmesi çok önemlidir.

 

 

 

 


Atlantis Özel Eğitim ve Rehabilitasyon l Yazılım K7